| Serap's profilefiruze'nin space'i...BlogListsGuestbook | Help |
|
10/27/2006 MIRILDANDIKLARIM...Kırdın mı incittin mi birilerini Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler. Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda? Yeniden düşünmeliyim Dostluklarımı, ilişkilerimi Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı Yitirdim mi yoksa masumiyetimi? Borçlarımı ödedim mi? Doğru seçtim mi soruların fiillerini? Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış, giysilerim ütülü, odam düzenli mi? Geri verdim mi aldıklarımı: Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları, Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi? Yokladım mı duygularımı Hala sevebiliyor muyum insanları? Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma ovmalı umutları Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar Gece telefonları, ıssız konuşmalar Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey! O kadar çok anlattım ki Kendime kaldım anlatmaktan... Bunaldım kendisiyle boğuşmasını Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan, Ofset duyarlılıklardan Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum 'içtenliğin' yada 'dünya görüşünün' kirletmediği Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları vitrin camlarına yansıyan yüzlerde Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar Hala bir umut var mıdır Çikmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde Ne çıkmaz sokaktayım nede mutsuz Sadece rüzgarlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken Kış güneşinin mutlu ettigi bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim senin ve benim , yani bizim için... kırılgankırılgan bir çocuğum ben yüreğim cam kırığı bütün duygulardan önce öğrendim ayrılığı saldırgan diyorlar bana oysa kırılganım ben gözyaşlarım mücevher saklıyorum herkesten ürküyorlar gözümdeki ateşten ürküyorlar dilimdeki zehirden ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözükara cesaretimden diyorlar: bir yanı sarp bir uçurum, bir yanı çılgın dağ doruğu. oysa böyle yapmasam ben nasıl korurum içimdeki çocuğu? bir yanım çılgın nar ağacı bir yanım buz sarayı... 10/21/2006 hayatın gizi...
Şu sonsuz karanlığı ben gibi kim hissedebilir ki? Boy boy salınan umut tohumları nasıl ta dibinden koparılır, kim anlar ki.... Yeminlerle başlayan sevdaların kökünü kim kazıyabilir ki..Yok..bin kez daha söylüyorum ki...yok. Güven denen limanda demirlemek yok. Savrulup gitmeli...Varsın kimse bulmasın yüreğini. Varsın o kara gözlerin için türküler yakılmasın...Bomboş...bomboş her yer...Sessiz. Sessiz bir çığlık atılıyor yüreğin dehlizlerinde...Yıllara inat hala sevgisiz...ağaran saçlara inat hala buruk...ve altı morarmış gözlerde gülemeyen mimikler. Sevgi mi? ..Güldürme hayat...Sevgiyi alıp astım bir elek gibi duvara. Fırat’ın sularını taşıdım o elekle şu vahaya da...Toprak doymadı suya...Çatlayan toprak mıydı, kuruyan yürek miydi, bilemedim. Bildiğim, sevgi adına atılan adımlar, çelme oldu can...İlikler titredi sevgisizlikten...Kimsin sen ey ses? Sen...hangi yüreğin ağıdısın? Sus...sus ey dilsiz umut! Sus da bileyim kim ne der. Sus ki uçurumun başında biten kır çiçeğinin ağıdını duyayım...Evren, yüreğin kıvrımlarındaki açlığı görmez mi? Duymaz mı can can diye haykıran, şu kanayan yarayı...Sağırlık...Hışırdayan yaprağın ağıdı mıydı şu ıssızlıkta duyulan...Git...git ta öteye yeniden dinle...Ağlayan kim, gülen kim? Ağlattığını bilmeden gülen kim? Nedir ki oysa ağlamak...Yüreğin içine dökülen gözyaşlarında boğulup gittin ey yar...Yar olmaktan kurtuldun...eridin...Belki de köz oldun...Ver saçlarını şimdi rüzgara..Çık şu dağın yamacına, haykır...kurtuldum diye. Mümkün mü, kurtulabilir misin? Sen varsın içinde dev gibi...sen. O gitse, şu gitse...Sen kalırsın içinde...sen. Başından sonuna dek adım adım takip eder yüreğini ve her soluk alıp verişinde.Bırakıp gitse de ölümsüz sandığın sevdalar seni, al kana bulanmış yüreğinle...sen, kendine iyi bak. Bil ki gitse de yüreğim dediğin, göndersen de kıvrılan yollarından hayatın ürkek ve korkak bakışlarıyla yeni doğan bir bebek gibi...Sen hep içinde var olacaksın. Gidenlerin ardından ağlayarak yeniden doğacaksın ve bileceksin ki her tükeniş, bir doğumdur. Gidişlerin çığlığındadır, gelişlerin hoşluğu... YÜREĞİNİ TEMİZLE!Ey nefis! Sabrın ile öfkenin arasında tutuşup yanma.
Bil ki sabır,yüreğinde gölge veren bir ağaç oldukça öfken, onun yanında unutulmaya yüz tutacaktır.
Hırsını dizginlemeyi öğrenemediğin sürece daha çok gözyaşı dökeceksin.
Dönüp de geri baktığında attığın adımlara, gözü dönmüşlüğün ıstırabı ile hıçkırıklarını görmek istemiyorsan yüreğini temizle.
Ey kalp! Yok edemedin mi hâlâ elinle uzattığını almayan insanların gözlerindeki kini? Demek ki çözüm,vermekte değil; önce kalpler kaynaşmalı gözler buluşmalı sevgi ile.
Eller,uzatılanı sevgi tasında sunulunca alırmış.
Sırtındaki yükten öfleyen insan! Bilir misin, o yük senin sınavındır. Her of deyişinde sana daha ağır gelir yükün.
Bak,senden daha nice yük taşıyan insanın yüzüne.
Sabır, çiçek açmış; tahammül, ödülünü vermiş.
De ki bana bu sınavı geçmek istiyorum; deyim sana: YÜREĞİNİ TEMİZLE! 10/4/2006 Faran Dağlarında Açan SevgiliSelam sana nazlı nebi
Selam sana gözbebeği Mevla'nın kudretiyle selam. Selam sana nur-i dilara Selam sana hakk habibi Rahman'ın kudretiyle selam. Selam sana andelib_i zişan Selam sana muhammedi Cebrail'in yüreğiyle selam İbrahimce selam sana Rahimce selam sana Gafurca selam. Selam sana ey yetimler padişahı Selam sana ahmedi nefesli yar Eyyupça selam sana Selam sana ya habiballah Selam sana ya nebiallah Selam sana ya resulallah. Ya resulallah Sen, sevmek için istenen Can, dudakta istenen Sevda ikliminin en güzel mevsiminin En güzel çiçeğisin. Cemre gibi düştün kainatın kışına Bahar, senin elinde doğdu Senin elinle indi toprağa Öyle bir sevildin ki Candan aziz bilerek Uğruna can verildi Ama bu, ölüm değildi Adını bir kez anan Bir kez gönülden anan Rahmetin nur kaynağı gözlerinde dirildi Şimdi biz de seni anıyoruz Mevla'mızın yeminleriyle anıyoruz seni Ey faran dağları'nda açan sevgili Fecre On geceye Her şeyin çiftine ve tekine Akşamın alacakaranlığına Kararıp bürüdüğü zaman geceye Açılıp aydınlattığı zaman Gündüze and olsun ki Sen olunca sitem yok Serzeniş yok Eyvah yok Alemlere ambersin O'ndan başka ilah yok Sen, en son peygambersin. Beni ilk öksüz oluşun vurdu Yetim kalışın yaraladı önce Elden ele dolaşmıştın Herkesin gözbebeğiydin Ama mahzun Ama kederli Bir yanın arşa kadar azamet Bir yanın ürkek Mekke akşamları yanar Verdiğin her nefeste Ve gökten inen bir sesle Allah korumasına alır. Senin derdin allah'tı Hüznün kederin allah Senin dostun allah'tı Sana en yakın allah. Biz seni göremedik ya resulallah Uhud dağı'nı seyrettik Okçular tepesinden bir sabah Bir medine sabahında Uhud'u seyrettik Seni göremedik Ebu ubeyde bin cerrah sanki ordaydı Sanki mübarek yüzüne batan miğfer halkalarını Dişleriyle sökmek için nefes nefeseydi Kalbi yerinden fırlayacakmış gibiydi Seni öyle seviyordu ki Tenine bir dikenin batması bile O kalbi durdururdu. Biz seni göremedik ya resulallah Uhud'u gördük bir sabah Malik bin sinan olamadık Mübarek kanının, kanına karıştığı Malik bin sinan sanki oradaydı Ve inemedik okçular tepesinden Sanki sen inin demeden inersek Uhud tekrar cehenneme dönerdi. Ey faran dağları'nda açan sevgili Güneşe ve onun ışığına Ardından gelmekte olan aya Onu ortaya koyan gündüze Onu bürüyen geceye Göğe ve onu meydana koyana Yere ve onu yayana and olsun ki Sen olunca sitem yok Serzeniş yok Eyvah yok Alemlere ambersin O'ndan başka ilah yok Sen, en son peygambersin Vazgeçtim seni hep ötelerde aramaktan Seni yüzyıllar öncesine hapsetmekten vazgeçtim Mesafelerden usandım ya resulallah Sana sesleniyorum Alemlere rahmetsin Seslenince yanımdasın Burdasın Günahkarım Ama sen günahkarların umudusun Temizle beni ya resulallah! Temizle beni ya resulallah! Temizle beni ya resulallah! Mescid-i nebevi'de gördüm Mübarek sözlerinden birini süsleyip duvara asmışlar: "benim şefaatim, ümmetimden büyük günahları olanlar için." Buyurmuşsun İçimde her şey üşür Rüzgar üşür Yağmur üşür Dua üşür Melekler üşür Isıtırsan bir sen ısıtırsın Medine'ye akan nur gibi ak kalbime Ey ban u cihan Yorgunum Güçsüzüm Çaresizim Sen çaresizlerin yardımcısısın Yüreğimi koşturdum Sana doğru Çatlarcasına koşturdum Kimseye hakkım yok Huzurunda sana ait varlıkları dava etmem Ben bir davalıyım Tükendim ya resulallah Hicretimi kabul et ya resulallah! Hicretimi kabul et ya resulallah! Hicretimi kabul et... |
|
|