| Serap's profilefiruze'nin space'i...BlogLists | Help |
firuze'nin space'i... |
||||||||||||
|
|
6/17/2009 KADIN NASIL OLMALI ASLINDA?
Kadın olmak ; sadece güzel olmak demek değil, gördüğünde o güzelliğin içinde erkeğin kendi ruhunu bulabilmesini sağlayabilmektir. Kadın olmak ; ipek saçlar, pembe topuklar, ince bel değil, bütün bunların içerisinde bir hanımefendi olabilmeyi başarabilmektir. Kadın olmak ; güzellik takıntısı içerisinde olmak değil, o güzelliğe akılda katabilmektir. Kadın olmak ; insanları elinin tersiyle itip kendisinden uzaklaştırmak değil, avuçlarını sımsıkı kavrayarak insana emin ellerde olduğu duygusunu verebilmektir. Kadın olmak ; çok konuşarak beynini didiklemek değil, sıradan ve kabullenilebilir yaşamın ne olduğunu bilebilmektir. Kadın olmak ; şatafat düşkünü olmak değil, sımsıcak bir öpücüğün bir tek taş yüzükten daha değerli olduğunu anlayabilmektir. Kadın olmak ; doğum günleri, evlenme günleri ve bilumum ardı arkası kesilmeyen özel gün sendromlarında pahalı hediyeler istemek değil, sadeliğin içerisinde fark edilebilir olmaktır. Kadın olmak ; duruşu, oturuşu ve yürüyüşü abartılı olmak demek değil, kendini süs bebeği gibi ortalara atıp başkalarıyla fingirdeşmemektir. Kadın olmak ; hangi dizi başlamış, kimler oynuyor, kim kiminle yakalanmış bunları merak etmek değil, ekonomiden, politikadan, spordan ve kültürel olaylardan haberi olmaktır. Kadın olmak ; sırf hatun numarasıyla cahilliğini gizlemek değil, bizi kim yönetir, oligarşi, monarşi, revalüasyon, ofsayt gibi kelimelerin anlamını bilmektir. Kadın olmak ; gezip eğlenmek değil, pazar parasını kozmetiğe yatırmaması gerektiğini, domatesin, ekmeğin, soğanın, kıymanın kaç para olduğunu bilmektir. Kadın olmak ; telefonda saatlerce cak cak konuşmak değil, sonradan gelen faturalara niye böyle fatura geldi acaba diye şaşırmamaktır. Kadın olmak ; içi vıcık vıcık dedikodu yumağı içinde kaybolmak demek değil, eşini, dostunu kollamaktır. Kadın olmak ; marka düşkünü, moda düşkünü olmak değil, sökük, paça boyu, fermuar dikebilmektir. Kadın olmak ; marifetlerini sadece erkekleri elde ederken göstermek değil, tüm elinden gelen marifetleri içinden gelerek, göstermelik olmadan yapabilmektir. Kadın olmak ; dır dır konuşup adamın sinirini bozup, kafatasını attırmak değil, körolası dilini gerektiğinde tutabilmektir. Kadın olmak ; sadece alışveriş merkezlerine gidip ne bulduysa almak değil, sana don kilot almasını, gömlek ve ayakkabı numaranı bilebilmesidir. Kadın olmak ; sadece kendi giyiminden sorumlu olup kendini giydirmek değil, zevki seni giydirecek kadar yerinde olmaktır. Kadın olmak ; orada burada dedikodu yaparak, laf taşımak değil, seni ayıkla pirincin taşı durumlarına getirmemektir. Kadın olmak ; güzel görünebilmek için orasını burasını her yeri görünene kadar açmak değil, dekoltesinin dozunu ayarlayabilmektir. Kadın olmak ; saldırganlaşıp kafesinde kırbaçla eğitilmeye çalışılan bir aslana benzemek değil, yumuşak huylu olup erkeğinin dizlerinde tüyleri okşanan bir kedi olabilmektir. Kadın olmak ; çağırdım, gelmedin, geç kaldın, aramadın, sormadın, kiminleydin, hesap ver demek değil, sana yüreğiyle güvenmek ve inançlarıyla sokulmaktır. Kadın olmak ; sağda solda konuşulanları gerçekmiş gibi saymak değil, kimsenin arkasından konuşmamaktır. Kadın olmak ; sınırları zorlayıp, salya sümük ağlamak, kıytırık nedenlerden hır gür çıkarmak demek değil, sözü dinlenir, anlaşılır olmaktır. Kadın olmak ; hayatı giyim kuşam üzerine kurmak demek değil, giydiğin gömleğe hangi pantolonun yakıştığını, uyum ve uyumsuzluğun ne olduğunu bilmektir. Kadın olmak ; dağa çıkarken rugan ayakkabı giymek değil, spor ayakkabısı ile topuklu ayakkabının ayrımı bilebilmektir. Kadın olmak ; of yoruldum, beni ara, beni al, beni bul, bunu isterim demek değil, sence de uygunsa, yanındayım, ben gelirim, merak etme diyebilmektir. Kadın olmak ; korkak ve çekingen olmak demek değil, seni seviyorum derken korkmamak, başka şeylerin arkasına gizlenmemek ve arkandan laf söyletmemektir. Kadın olmak ; aklını sadece seksle bozmuş olmak değil, yanına boylu boyunca uzandığında göğsünde atan kalbinin yerine kendini, ruhunu, herşeyini koyabilmektir. Kadın olmak ; yatağa boylu boyunca uzanmak değil, sana yatağa aşksız yatmadığını hissettirmektir. Kadın olmak ; çıtır çerez gibi bir günlük olmak demek değil, gecelik değil ömürlük olarak yıllara rehaveti değil huzuru taşımaktır. Kadın olmak ; sadece en seksi leydi olmayı bilmek değil, yeri geldiğinde hanım sultan olarak söz geçirmesini bilmektir. Kadın olmak ; cıvık konulara takılıp zaman tüketmek değil, küsmemesini ve ayıp nedir öğrenebilmektir. Kadın olmak ; sık boğaz edip yalancı durumuna düşürmek değil, karşısındaki insanı taşıyabilmektir. Kadın olmak ; yapılan her tartışma sonunda karşısındaki insanı ayrılmakla tehdit etmek demek değil, sabırlı ve gururuna dokundurmadığı gibi, karşı tarafında gururunu incitmemeyi bilebilmektir. Kadın olmak ; tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürsüz yemeklerle işi olmak demek değil, pastırmalı kuru fasülyenin yanına tereyağlı pilavı kondurabilmek ve salatasız yemeğe oturmamaktır. Kadın olmak ; temiz olmak için yarım şişe parfümü sıkarak süslü boyacı küpü olmak değil, öpüldüğü zaman etrafa buram buram parfüm değil aşk kokuları saçabilmektir. Kadın olmak ; sadece istemek demek değil, seni bir hamur gibi karmasını bildiği gibi o hamura kendisini de katabilmektir. Kadın olmak ; parası yokken ezik, varken kudurmuş olmak demek değil, paranın gücünü bilebilmektir. Kadın olmak ; değerlerini bir anlık hevesler uğruna terketmek değil, namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanabilmek, yan gözle adam kesmemek, üstüne sevgili edinmemektir. Kadın olmak ; sarışın, renkli gözlü, uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber olmak değil, sözüne güvenilir olmaktır. Kadın olmak ; konuşulan her şeyi eşe dosta yetiştirmek değil, konuşulanların oradan dışarı çıkmamasını sağlayabilecek kadar sıkı bir çeneye sahip olmaktır. Kadın olmak ; para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, dırdırcılardan, unutkanlıkları nı senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, tehditkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmak demek değil, rol yapmamaktır. Kadın olmak ; komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmak değil, kendisini sevebilmektir. Kadın olmak ; sadece koluna takıp gururla gezmesini bilmek değil, koynuna çekip şehvetle sevişmesini bilmektir. Kadın olmak ; sadece ana olabilmek değil, çocuklarından saygı görmeyi, anaya babaya hürmet etmeyi de bilebilmektir. Kadın olmak ; sevdiği insanı parayla pulla, kariyerle, güçle, kimin ne dediğiyle sınırlamak değil, sevdiği insanı sadece o olduğun için sevebilmektir. 6/8/2009 Yücel Arzen & Devrim Gürenç - Bir Aşk On şarkı
2008 yılına damgasını vuran “Yarim Yarim” şarkısının bestecisinden muhteşem bir düet albüm! YÜCEL ARZEN; Çağdaş bir ozan, müziğe aşık, yetenekli bir besteci.. Müzikseverler “AH LE YAR”ın bestecisi olarak tanıdı. Bu güne kadar yayınlanmış 150′ye yakın şarkı formunda besteleri var. Popüler Türk Müziği yorumcuları; Cem Karaca, Sertab Erener, Kıraç, Haluk Levent, Ahmet Özhan, Bülent Ersoy, Funda Arar, Mahsun Kırmızıgül, Ali Şan tarafından seslendirildi… Ünlü şair Atilla İlhan’ın son şiir albümünün (An Gelir) müziklerini yazdı. Ünlü yönetmen Atıf Yılmaz’ın “Güllü” adlı tiyatro oyununun müziklerini yaptı. Mustafa Erdoğan - Anadolu Ateşi Dans Topluluğu’nun Müzik Yönetmenliğini yapan sanatçı; İstanbul’da Dünya Prömiyerini gerçekleştiren TROYA adlı müzikal dans gösterisinin müziklerini yaptı…. DEVRİM GÜRENÇ; Kalbinizin derinliklerine işleyecek bir yorum ve muhteşem bir ses… İTÜ Devlet Konservatuarı Temel Bilimler bölümünü bitirdi. Bir süre önemli sanatçılara vokal yaptı. “Yarim Yarim” parçasında Yücel Arzen ile yaptığı düetle dikkatleri üzerine çekti. Uzun süre internet forumlarında bu güçlü sesin kime ait olduğu merak konusu oldu. BİR AŞK ON ŞARKI; Youtube olmak üzere birçok internet sitesinde 15 milyonun üzerinde izlenme sayısına ulaşan, Devrim Gürenç’in eşlik ettiği Yarim Yarim - Boşanmak İstemiyorum” ve “Ah” isimli parçalar kitleler tarafından çok sevilmiş ve bu projenin oluşumunda büyük rol oynamıştır. Yine bu iki eserin içerisinde bulunduğu albümü dinlerken; geçmişe olan özlemimizi, modern zamanlarda şekil değiştiren aşklarımızı ve yavaş yavaş yitirmeye başladığımız samimiyeti kalbinizin derinliklerinde hissedeceksiniz. Albümdeki şarkıların sözleri Yücel Arzen, Ayla Hacıoğulları ve Temel Kılıçarslan tarafından ortak bir çalışmayla yazıldı. Albümde yer alan tüm şarkıların besteleri Yücel Arzen’ e ait. Albümün mastering çalışmaları Muammer Tokmak tarafından gerçekleştirildi. “Biraşk Onşarkı” Dokuz Sekiz Müzik ve Ahmet Çelenk yapımcılığında müzikseverlerin beğenisine sunuldu.
1.Yücel Arzen & Devrim Gürenç - İki Alyans 2.Yücel Arzen & Devrim Gürenç - Yarim Yarim (Boşanmak İstemiyorum) 3.Yücel Arzen & Devrim Gürenç - Dilim Varmıyor 4.Yücel Arzen & Devrim Gürenç - Ağlama Kalbim 5.Yücel Arzen & Devrim Gürenç - Tanıma Beni 6.Yücel Arzen & Devrim Gürenç - Yalancı Bahar 7.Yücel Arzen & Devrim Gürenç - Eyvallah 8.Yücel Arzen & Devrim Gürenç - Ah 9.Yücel Arzen & Devrim Gürenç - İstersen Dost Kalalım 10.Yücel Arzen & Devrim Gürenç - Yıllar 5/16/2009 Göksel - Mektubumu Buldun Mu Albümü 2009 Nöstalji'ye devam.....
Göksel - Mektubumu Buldun Mu? albümü 2009 yazına damga vuracak albümlerden bir tanesi. 1970 klasiklerinden oluşan albümün en önemli özelliği ise, şarkıların 70 yıllarındaki teknolojiyle kaydedilmiş olması.
Sizde ben gibi illa 70'ler diyorsaniz dinlemenizi tavsiye ederim :)
Klasikler zaten hep guzel degilmidir?
01. İnanmam 02. Çaresizim 03. Dudaklarında Arzu 04. Gülmek İçin Yaratılmış 05. Mektubumu Buldun Mu? 06. Baksana Talihe 07. Ağlamak Güzeldir 08. Bilemedim 09. Senden Başka 10. Güle Güle Sana 11. Şimdi Sen Varsın 12. Sen Bensiz Ben Sensiz DOWNLOAD Albumdeki sevdigim sarkilardan birkac tanesi...
4/18/2009 Kara Kitap - Orhan PamukBu ara butun stresten ve sikintilarindan kacis yolu olarak okumayi sectim...
Ondandir epeyidir sadece kitaplardan bahsetmem...
Sessizligin vermis oldugu o huzurla kitaplarin sizi goturmus oldugu engin denizde cikmis oldugunuz sakin bir yolculuk gibi...
Bir bakmissiniz ki o yolculukta ic sesinizle, gecmisinizle, geleceginizle, mantiginizla, duygularinizla kitabin sizi alip goturdugu binlerce diyar ve kisiler arasinda kiyaslama ve sentez yaparken buluyorsunuz...
Bir ice donus yolculugu insan icin her zaman lazim aslinda...
![]() Galip, çocukluk aşkı, arkadaşı, amcasının kızı, sevgilisi ve kayıp karısı Rüya'yı karlı bir kış günü İstanbul'da aramaya başlar. Çocukluğundan beri yazılarını hayranlıkla okuduğu yakın akrabası gazeteci Celal'in köşe yazıları, bu arayışta ona işaretler yollayacak ve eşlik edecektir.
(...)Bütün hayatınızı koyacağınız bu tür kitaplar, sonunda o kitaba bağlanmış hayatınız gibi, yavaş yavaş sizi istedikleri yere götürürler. Bu yeni yer, bu tuhaf ülke, elbette geçmişimiz, hatıralarımız ve hayallerimizden yapılmıştır ve Kara Kitap'ı yazdığım günlerde, geceyarıları, sabahlara kadar durmadan sigara içerek yazdığım saatlerde hissettiğim gibi korkular, belirsizlikler, yenilgi ve yalnızlık işaretleriyle kaynaşır. Oraya ilk siz varmışsınızdır; ilk makul teselliniz de bu olur. Gene de inatçılığınız ve çaresizliğiniz kurtarmıştır sizi, akılcı sanatçılığınız değil. Yetenek denen şeyden daha çok güvendiğim inatçılık ve sabrıma rağmen bazen kitabın hiçbir yere gitmediğini, yazdığım bütün o sayfaların ne beni, ne okuyucuyu kitabın kendi karmaşıklığından başka hiçbir yere götürmediğini korkuyla hisseder, derin bir maneviyat bozukluğuna kapılırdım. Yazdıkça Kara Kitap bana derin bir kişisel amaç ve anlam arayışıyla, yüzeysel bir amaçsızlık, büyük bir şey yazma isteğiyle muğlaklık ve belirsizlikler içinde gidip geliyormuşum gibi gözükürdü. Yalnızlık zamanlarımda beni en çok bu gerilimin kötü sonuçları, hayatımın beş yılını değersiz bir kitaba vermek, sonunda başarısızlığa uğramak korkuturdu. Şimdi bu tür korkuların benim gibi ancak huzursuzluk ve gerilimle kıvranarak yazabilenler için ilaç olduğunu düşünüyorum.(...) Orhan Pamuk 4/10/2009 Aşk… kitap içinde bir kitap, hayatın anlamı peşinde bir aşk macerası…Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır.Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmayalım mecazi mi,yoksa dünyevi,semavi ya da cismani mi diye sorma!
Ayrımlar ayrımları doğurur.Aşk’ın ise hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk... Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır,hasretinde.
|
|||||||||||
|
|